
Psikoterapiye ihtiyacım var mı?
Eğer günlük hayatta işlevselliğinizi bozacak derecede sıkıntılar yaşadığınızı, ilişkilerinizin bir türlü istediğiniz gibi gitmediğini düşünüyorsanız, başa çıkamadığınızı düşündüğünüz bir olay yaşamışsanız ya da değişmeye, bunun için de öncelikle kendinizi tanımaya ve farkındalığa ihtiyacınız varsa psikoterapiye başlamayı düşünebilirsiniz. Bu sizin daha sağlıklı ve mutlu bir birey olmak adına verdiğiniz kararda atacağınız en önemli ve büyük adımdır. Gittiğiniz uzman yapacağı değerlendirme sonucunda size psikoterapiniz hakkında istediğiniz bilgileri verecek, bunun yanısıra ilaç tedavisinin de gerekip gerekmeyeceğini söyleyecektir. Psikoterapistiniz çıktığınız bu yolculukta size eşlik edecek olan kişidir. Hedefi siz söylersiniz, o size yolda karşılaşacağınız engelleri, karasızlıkları aşmanız için kullanabileceğiniz yöntemleri öğretir. Yani gideceğiniz yere varmak için işbirliği içinde çalışırsınız. Psikoterapi süreci içerisinde kendini keşfetme, değişim ve gelişim oluşur.
Psikoterapi hangi durumlarda yardımcı olur?
İlişki sorunları, duygusal stres, bir kayıp ya da travma ile baş etme zorlukları, kaygı ve panik, cinsel sorunlar, günlük hayatın çeşitli alanlarında (iş, okul vb.) yaşanan sıkıntılarda psikoterapi yardımcı olabilir.
Kime başvurmalıyım?
Eğer ruhsal bir rahatsızlıkla karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsanız bir psikiyatriste ya da klinik psikologa başvurmalısınız.
Ne tür yöntemler kullanılıyor?
Bireysel
Danışan ile terapist arasında birebir, yüzyüze, etik ilkeler gözetilerek yürütülen ve danışanın sorununa çözüm getirmeye odaklı bir çalışmadır.
Çift
İlişkilerinde sorun yaşayan iki kişinin birlikte oluşturdukları hedef doğrultusunda psikoterapist eşliğinde birlikte çözüm geliştirmeleridir.
Aile
Aile içinde yaşanan bir soruna ya da bir bireyin yaşadığı sıkıntıya aile bireylerinin de desteği ile çözüm getirmeye yönelik olarak uygulanan bir psikoterapi yöntemidir.
Grup
Grup terapileri konusunda yetkin bir ya da iki psikoterapist ile çalışılan grupta bireyler kendi duygularını paylaşabilmeyi, diğerlerinin bunları nasıl algıladığını, onların kendisini nasıl gördüğünü öğrenme şansı bulur. Yaşantısal olarak kurgulanan gruplar (örn. psikodrama) eyleme dayalı ve oldukça hızlı etkilidir.