Hepimizin hayatta zorlandığı anlar olmuştur. Kendimizi yalnız hissetmiş, artık sorunların altından kalkamayacağımızı düşünmüş, bir çıkış yolu bulmaktan yana ümidimizi kaybetmişizdir. Bazen; uykumuz, işimiz, ilişkilerimiz tüm bunlardan etkilenmiş olabilir. Belki de sorunlar “anlık” diye tanımlanamayacak, kendimizi bildik bileli tekrar eden ve de hep aynı şekilde başlayıp biten birer bildik hikayedir. Ailemizin, dostlarımızın söyledikleri çok da anlamlı ya da yeterli gelmemektedir. Dinleyecek ve işin içinden çıkmamız için bize yol gösterecek birinin desteğine ihtiyacımız vardır. Bir sorun olduğunu ve daha iyi hissetmek istediğimizi fark etmek düzelme yolunda atılan ilk ve en önemli adımdır. Bu aşamada bir psikoterapistten alınacak profesyonel destek öncelikle bizim, sonra içinde bulunduğumuz mikro sistemlerin (aile, ev), onlarla bağlantılı olarak da dış sistemlerin (iş, okul gibi) ve hatta kültür ve değerleri kapsayan makro sistemin değişimi için başlangıç olacaktır.
Kişiler ne zaman bir ruh sağlığı uzmanın yardımı( yardımına gereksinim duyduklarından) gerektiğinden emin olamayabilirler. Aşağıda bir sorunun varlığını işaret edebilecek bazı davranışlar vardır: 1. Kişi alışılandan farklı mı davranıyor? Bu değişim son zamanlarda olan bir olayla bağlantılı olabilir mi? Bir yakının kaybı, işten ayrılma, boşanma, hatta olumlu bir olay bile –işte yükselme gibi-sorunlu bir duygusal tepki yaratabilir. 2. Kişi kontrol edilemeyen, aşırı bir kaygı ve gerginlikten şikayetçi mi? Duygusal bir problemin bir belirtisi de çocuğun hastalığı, yüklü gelen faturalar gibi sebeplere bağlı olmayan, yaygın kaygıdır. 3. Kişi saldırgan, kaba, küçük olayları büyüten, ya da gruplardan veya kişilerden şüphelenir bir hale mi gelmiş? 4. Yaşadığı sorunlar kişinin iş, aile ve diğer alanlarda işlevselliğinin kaybolmasına mı neden olmuş? Bu belirtiler varsa, devam ediyor ve/veya şiddetleniyorsa profesyonel bir yardım almak gerekmektedir. |